Singularity, Kuantum Bilgisayarlar ve Yapay Zeka

Batman’dan Selamlar…

 

Bir aydır planladığım; ama nasıl yazacağımı bilemediğim, nerden başlasam bir türlü karar veremediğim, son 4 gündür de yazmakla uğraştığım ilginç bir konuya değinmek istiyorum. Kuantum bilgisayarlardan, Moore Yasası’ndan ve daha sonra Yapay Zeka ve Singularity hakkında konuşacağız. Fantastik – Bilim – Gerçek  türünde bir yazı olacak.

      Kuantum Bilgisayarlar

 

D-Wave

D-Wave Two (Vevüz). D-Wave’in geliştirdiği Kuantum Bilgisayarlara NASA ve Google’ın ilgisi büyük.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hangimizin bilgisayarı en akıllı diye sorsam?

Doğru cevap hangi zaman diliminde? diye sorulan bir başka soru olması gerekir takdir ederseniz. Gün geçmiyor ki bir öncekinden daha iyi, bir ürün geliştirilmesin.

Kuantum bilgisayarın yapısını tam olarak öğrenmek için önce klasik bilgisayarların yapısına bir göz atalım.

Günümüzdeki kişisel bilgisayarlar bitler ile çalışır. Her bit 0 veya 1 değerinden birini alabilir. Evet yada Hayır. Var yada Yok. Açık yada Kapalı. 1 yada 0; Fakat kuantum bilgisayarlar bitlerden değil, qubit’lerden oluşur yani Quantum Bite.

Yalnız 0 ve 1’lerden değil arasındaki değerleri de alabilir. Aynı anda hem 0 ve hem de 1 pozisyonunda olabilirler.  Kuantum fiziğinde buna süper pozisyon deniliyor. Konuyu daha iyi açıklamak için herhalde ekşi sözlük’ten aldığım bu örnek yeterli olacaktır.

 “Farz edelim ki 500 odalı bir otel müdürüsünüz ve kasanın anahtarını odalardan birinde kaybettiniz ancak hangi odada olduğunu bilmiyorsunuz. ne yaparsınız, tabii ki tek tek tüm odaları anahtarı bulana kadar dolaşırsınız. bu elbette yorucu olur ve uzun bir süre alır, sinirleriniz bozulur vesaire… ancak siz bir kuantum bilgisayarından yararlansaydınız, sizden 500 tane yaratıp anında odalara gönderecek ve anında anahtarı bulmanızı sağlayacaktı…”

D-Wave’in geliştirdiği Kuantum Bilgisayar’ın oda büyüklüğünde olması ilkel bilgisayar gibi mi acaba? sorusunu illâ ki çağrıştırıyor.

Cevabımız Hayır.
İşlemcisi çok çok küçük bir yer kaplıyor. Büyük olmasının nedeni süper pozisyon durumunun korunabilmesi için elektronların sıcaklıktan korunması gerektiğidir. Nitekim kuantum bilgisayarımızın içi uzay boşluğundan 150 kat soğuk.

Mutlak sıcaklığı 0 Kelvin olarak kabul ediyoruz. 0 Kelvin ise -273 santigrat dereceye tekabül ediyor. D-Wave Two (Vezüv )’ ün sıcaklığı ise 0.02 Kelvin yani mutlak sıcaklığa çok çok yakın.

     Moore Yasası

Moore-Law

Öncelikle size ABD’nin en zengin ilk 400 kişi arasına 5. sıradan giren birinden bahsetmek istiyorum: Gordon MOORE

Gordan MOORE  İBM’nin kurucuları arasında ve  “Moore Yasası” ile de biliniyor.

60’lı yılların başında Gordan Moore, bir çip üzerindeki transistörlerin sayısının her 18 ayda bir ikiye katlanacağını ve transistörlere ekstra özellikler geleceğini belirtecekti. Söylem, bu artışa bağlı olarak bilgisayarların işlem kapasitesinde muazzam bir artış olacağını

Yani her 18 ayda bir,  bir doların iki katı güçlü bir işlemci alacağını öngörüyordu. Daha sonra bu öngörüye  “Moore Yasası” denildi.

Moore yasası uzunca bir müddet geçerliliğini koruyacak gibi. Çok değil birkaç yıl sonra evimizde bulunacak olan 3D yazıcılarla kendi elbisemizi bilgisayarda çizip üretebilecek, arabaya rotayı tanıtıp, koltuğumuzda mışıl mışıl uyurken hedefimize ulaşacak, daha sonraları uzayda koloni bile kurup belki günübirlik geziler düzenleyen, galaksiler arası bir medeniyet olabileceğiz.

Bu arada konuyla doğrudan ilgisi olmayacak ama dünyaya düşen bir(1) dakikalık güneş enerjisini, elektriğe dönüştürecek olursak, tüm dünyanın bir yıllık enerji ihtiyacını karşılayabileceğiz. Aktarmak isteyeceğim bir diğer nokta ise CERN ile ilgili olacak. Geçtiğimiz yıl bir muhabbet esnasında fizik hocamın CERN deneyinin 40 yıl önce yapılmak istendiğini belirtmesiydi. Projenin 40 yıl sonrasına aksamasının sebebi ise CERN’e gerekli, büyük miktarda enerjinin o günkü şartlarda üretilemeyişinden kaynaklanmış olması. Güneş enerjisinden yararlanma noktasında da Moore Yasası güncelliğini uzun yıllar koruyacak gibi.

     Yapay Zeka ve Singularity

  Yapay Zeka Aramızda: Wolfram Alpha

Klasik arama motorları (yandex,google…) arattığınız kelimeleri içeren adresleri bulup bize sunar. Wolfram Alpha ise adeta mükemmel bir veri yumağı gibi düşünebiliriz. Klasik arama motorları ne bulduysa önünüze sergilerken Wolfram Alpha güvenli ve doğru bilgileri bulur, istatiksel bir şekilde harmanlar, yerini bulur, gerekirse haritalandırdıktan sonra hizmetinize sunar. Bakınız Turkey arama sonuçlarına, Nüfusumuzdan, nüfus yapımıza, başkent Ankara’dan, işsizlik oranımıza, gini katsayımızdan, yıllık gelirimize kadar neredeyse her şeyi sergilemiş.

Aslında bu kadar uzak örnek vermeye gerek bile yok, çünkü kullandığımız telefonlar, bilgisayarlar, akıllı ev aletleri aslında birer yapay zeka örneği.

      Teknolojik ilerleme, artan bir hızla yol alıyor. Bunu kısıtlayan, insanın kendisi. Yüzyıllardır çok değişmemiş olan, insan beyninin zeka seviyesi. Oysa bilişimin ve diğer teknolojilerin artan güçlerinin kullanımı ile, sonunda insandan daha zeki olan bir makine yapmak mümkün olabilir. İnsanlar tarafından yapılan ve insandan daha fazla problem çözücü ve buluş yeteneklerine sahip bir makine, teorik olarak kendinden daha yetenekli bir makine tasarlayabilir. Bu daha yetenekli makine üretildiğinde, kendinden daha da zeki ve yetenekli yeni bir makine tasarlayabilir. Bu döngüler hızlanarak sürekli tekrarlanan, bir tür kendi kendini geliştirme sarmalı ortaya koyabilir. Kim bilir nereye kadar?*

 Ray Kurzweil ve Singularity

Moore

   

Ray Kurzweil Google   firmasının Baş Mühendislik Direktörü, fütürist. Yapay Zeka Transhümanizm, teknolojik tekillik konuları üzerinde çalışıyor.

   Kurzweil 2045 yılında, bilgisayar tabanlı zekanın, tüm insanlığın zekasını yakalayacağını öngörüyor ve bu noktaya Singularity adını veriyor. Bundan sonrasını kestirmek ise imkansız. Terminatör filminde olduğu gibi iyi ve kötü robatların savaşını mı yoksa Matrix film serilerinde olduğu gibi dijital insanlar(Bkz. Cyborg insanlar) mı göreceğimiz şuan için bilimsel bir paradigmadan ileri gitmiyor; fakat günümüz teknolojisinin muazzam hızıyla ilerleyişi beni olumlu düşünmeye itiyor.

    Kendini deneyimleme yoluyla, sürekli geliştiren bir zekadan bahsediyoruz video oyun severler bilir, oyunu belli bir süre oynadıktan sonra bilgisayarın nasıl davranacağını tahmin edebiliyoruz; çünkü kodlamanın dışına çıkamayan bir zeka mevcut. Yapay Zeka sayesinde ise kendini sürekli yenileyen ve yaptığı yanlış hamleleri unutmayan bir zeka mevcut olacaktır. Daha somut  bir örnek verecek olursak. İnsan zekasına karşı kendini sürekli deneyimleyerek yenileyen yapay bir zeka.

  Kendini sürekli geliştiren yapay zeka ölümsüz olacaktır. Şu an absürd gelebilir ama -ki muhtemel olacaklar arasında- bir insan ile makine arasında duygusal bir ilişki bile yaşanacilecek.

10:12:2014 tarihli ekleme

“Uzun vadede partiküllerin insan beyninden daha gelişmiş hesap ve planlar yapacak şekilde organize olmasını engelleyecek hiç bir fizik yasası bulunmuyor. Böyle bir oluşum bizler için büyük bir dönüm noktası olabilir. Elbette bu filmlerdekinden çok daha farklı şekilde gerçekleşebilir. Yapay zeka sürekli kendini geliştirir. Böyle bir teknoloji ekonomik piyasaları kontrol altına alır. İnsan mucitlerden daha fazla keşif yapmaya başlar, insanların anlam bile veremediği silahlar geliştirebilir” Stephen Hawking

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Hoşçakalın

*http://www.zaferkurdakul.org/?p=419

Comments are closed.